Yapay Zeka Müzik Sektörünü Nasıl Değiştirdi?
Son yıllarda yapay zeka müzik sektörüne de girdi. Müzikle çok ilgisi olmayan, kendi kendine bir şeyler mırıldanan insanlar; amatör müzisyenler ve hatta bazı profesyoneller bile Suno gibi uygulamalara tarz, ton ve hız komutları girerek şarkılarının bitmiş halini albüm kalitesinde teslim alabiliyor.
Eskiden bu süreci profesyonel stüdyolarda yürütmek gerekirdi: kayıt, aranje, ses temizliği, miks-mastering… Üstelik çalınacak enstrümanlar için ayrı müzisyenlerle anlaşılır, ses mühendislerinden yardım alınırdı. Tüm bu sürecin maliyeti, yapay zekanın sunduğu fiyatın çok çok üzerindeydi.
Bu maliyet farkı birçok müzisyeni yapay zekaya yöneltti — maddi açıdan bakıldığında anlaşılabilir bir tercih.
Peki bu, müzik prodüktörlüğünün sonu mu?
Gördüğüm kadarıyla yıllarını bu işe vermiş kayıt müzisyenleri, stüdyolar ve miks-mastering uzmanları müşterilerinin önemli bir kısmını yapay zekaya kaptırdı. Tek gelir kaynağı canlı konserler olan bir müzisyen nesline doğru mu gidiyoruz?
Yıllarını müziğe vermiş biri olarak Suno ve benzerlerini şöyle değerlendiriyorum:
Hassas kulaklar yapay zeka müziğini hemen tanıyor. Organik olmayan müziğin insanlara ne kadar sıcak gelebileceği tartışmalı. Ama daha büyük sorun şu: Benzer komutlar yazan farklı kişilere yapay zeka benzer sonuçlar veriyor. Bu durum zamanla ciddi bir özgünlük krizi yaratacak.
Örneğin Onno Tunç, kendisine gelen tüm ezgileri birbirine benzer bir soundda mı işleyip teslim etti? Yoksa her şarkıda o şarkının ruhuna göre yaratıcılığını konuşturarak farklı, özgün sonuçlar mı verdi? Cevap bellidir.
Yapay Zeka Aranjörün, Stüdyonun, Prodüktörün Düşmanı mı?
Yapay zekanın kayıt ve enstrüman çalımı konularında müzisyenlere ciddi darbe vurduğu artık görünür hale geldi. Ama aranjman konusunda tam tersine inanıyorum: Gerçekten düşünen aranjörlerin değeri artacak.
Yapay zeka insan düşüncesini birebir kopyalayamaz — henüz.
Öncelikli tercihim her zaman stüdyoda gerçek müzisyenlerle yapılan organik kayıttır. Gerçek bir kemanın, trompеtin ya da gitarın stüdyoda kaydedilmesi; renk, nüans ve insani dokunuş açısından hâlâ en üst standarttır.
Ancak bütçe, zaman veya ulaşılabilirlik kısıtları olduğunda bir süredir ACE adlı yazılımı kullanıyorum. Ama “al bu ezgim, şu tarzda şarkı yap” demek için değil. Bana gelen her şarkıda tüm kanalları (gitar, keman, brass vb.) kendim düzenliyorum. Düzenlediğim partileri ACE’e yalnızca albüm kalitesinde sese dönüştürmesi için veriyorum ve projeye geri entegre ederek çalışmaya devam ediyorum.
Yapay zekayı bir enstrüman olarak kullanıyorum — beyin olarak değil.
Sonuç
Otomasyon kalite değil, benzerlik üretir. Yapay zeka mevcut üretimi süzgeçten geçirip bir ortalama sunar. Yapay zekanın insan düşünce sistemini gerçek anlamda kopyalayabildiği güne kadar, zeka ve yaratıcılık gerektiren her alanda insan var olmaya devam edecek.
Yaratıcı beyniniz hiç susmasın.
Burak Canözer
Müzik prodüksiyon hizmetim için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
